AHISKALI KÜLTÜR SANAT SİTESİ



 

ahiska fm i

dinlemek için

tıklayın


AHISKALI TÜRKLER

 Ahıska Bölgesi- Kitabi Dede Korkut’ta Ak-sıka adıyla anılan Ak kale anlamını taşıyan bugün ise Akhalthse, Meskhetya ve ya bizim bildiğimiz Ahıska bölgesi Gürcistan’ın Başkenti Tiflis’in 150 km batısında, Kars ilimize 150 km, Ardahan’a ise 60 km mesafede olan Türkiye’nin Kuzeydoğu sınırına sadece 12 km uzaklıkta bulunmaktadır.

Kısa Tarihçesi- Osmanlı döneminde (1578-1828) 250 yıl Çıldır eyaletine başkentlik yapmıştır. Bu erazi Kür nehrinden başlayarak Borçalı’ya kadar uzanmaktadır. Malum 1829 Edirne antlaşmasıyla Rusya sınırları içerisinde kalan Ahıska bölgesi 1921 Moskof antlaşmasıyla Sovyetler Birliği sınırları içerisinde Sovyet Gürcistan devletine bırakılmıştır.

Dili ve Kültürü- Bölgede yaşayan Ahıskalı Türk’lerin sürgün yıllarına kadar eğitim ve öğretim dilleri İstanbul Türkçesi veya Azeri Türkçesi olmuştur. Erzurum ve Ardahan yöresinin örf adeti, kültürü ve lehçesi ile hiç bir ayrıcalığı bulunmayan bu toplum, Türk ve Müslümandır.

Yayınları- 1930-1940 lı yıllarda Adıgön Kolhozçusu, Kızıl Rençber adlı gazeteler yayınlanmıştır. Sürgünle beraber yayından kalkan bu gazeteleri “ Vatan Aşkı”, “Ahıskanın sesi”, “Ahıskalının sesi” adlı gazeteler takip etmiştir. Devamında, “Ahıska”, “Bizim Ahıska”, “Ahıskalılar” gibi dergiler de yayınlamışlardır.  

Sürgün- Eli silah tutan 40.000 Ahıskalı Türk gencin ikinci dünya savaşında olduğu bir dönemde, soğuk bir kış gecesinde, tam 63 yıl bundan önce, 31 Temmuz 1944 tarihli ve 6279 nu.lu Sovyetler Birliği devlet savunma komitesi tarafından alınan karara istinaden, 14 kasımı 15 Kasım’a bağlayan gece 1944 de, kadın, çocuk, yaşlı demeden hayvan taşınan vagonlara doldurularak Orta Asya (Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan) çöllerine sürgün edilmiştir. Resmi rakamlara göre sürgün edilen 86 bin Ahıska Türkünün 17 bini bir aylık yolculuk sırasında hayatını kaybetmiştir.

Sürgündeki yaşantı- Zalim stalinin ölümünden sonra askeri bir rejimden kurtulan Ahıskalı Türkler, 1960 yıllıların başlarında Azerbaycan’a ve Rusya’nın Kuzey Kafkasya bölgelerine göç etmişlerdir. Ardından, 1989 Yılında Özbekistan’ın Fergane vadisindeki yaşanan tatsız olaydan sonra Eski Sovyetler birliğinin binlerce noktasına dağılan Ahıskalı Türkler umutsuz bir duruma düştüler.

Rusyanın Krosnodar bölgesine mecburi göç eden 15 000’e yakın Ahıskalı Türk’üne oturma izni vermeyen Rus Yönetimine inad, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) maksatlı ve ilerideki yapacağı bir planın parçası olmak için, çaresiz Ahıskalı Türkleri ülkesine göçmen olarak aldı.

Bulundukları ülkelerde geçim sıkıntısı çeken ve çareyi Türkiye ‘ye göç etmekte gören 50 000 bine yakın Ahıskalı Türk Türkiye’nin çeşitli (Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Konya, Denizli, Antalya ve diğer) şehirlerine yerleşmişlerdir.  

Teşkilatlanmalar- 63 yıldır Vatana Dönme mücadelesi veren yarım milyona yakın Ahıskalı Türk’leri bulundukları ülkelerde kendi Cemiyet, Dernek ve Federasyon’larını kurmuşlardır. Büyük azimle çalışan bu teşkilatlar son zamanlar, hedeflerine yaklaşma şansı buldular.

Son gelişme- 1999 yılında Avrupa konseyine üye olmak isteyen Gürcistan Devleti karşısında, Sürgüne maruz kalmış halkların vatanlarına dönmeleri için gereken hukuki işlemleri yapma şartı konuldu. Bu şartı yerine getirme taahhüdünde bulunan Gürcistan Devleti 11 Temmuz 2007 tarihinde, hazırlanmış yasa meclise getirildi. Gürcistan Millet Meclisinde üçüncü okunuşta “XX Yüzyılın 40’lı Yıllarında Sovyetler Tarafından Gürcistan’dan Sürülen Şahısların Geri Dönmesi Hakkında” kanunu kabul etti. (Kanun maddelerindeki sıkıntılarla ilgili daha geniş bilgi sitemizde mevcuttur.) Bu Kanunun çıkarılmasında emeği geçen Gürcistan Parlamentosu ve Hükümetine ve emeği geçen her kese  minnettarlığımızı bildiriyoruz.  

AHISKA HATIRALARI
Muhammed İZZETOĞLU

SİZLERİ UNUTMAYACAĞIZ.


Aziz Ahıskalı Türk halkım, tarihimize kara harflerle yazılan 14-15 Kasım 1944 sürgününü unutmayacağız.

Aziz yavrularım, soğuk kış ayları kara vagonlardan atılan yetimlerim, sizleri unutmayacağız.
DEVAMI >>>

 

 

 AHISKALI, AHISKA’YA DÖNMEK İSTİYOR...
Adem AHISKALI


Gürcistan Başbakanı Zurab Nogaideli'nin, Başbakanlık'ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından iki lider basının karşısına geçerek ortak açıklama yaptı. Başbakan Erdoğan'dan Ahıska Türkleri'ne müjde. Erdoğan, "Ahıska Türkleri'nin Gürcistan'a dönüşü için bir çalışma başlatma kararı aldık." dedi. Bu haber, “Haber 7sitesinde”yayınlandı.

Türkiye ve Gürcistan Devletlerimizde son zamanda yaşanan iç problemlere rağmen başbakanlarımızın özel görüşme sırasında Ahıskalı Türklerin Sürgün edildiği topraklarına dönmeleri ile ilgili konuya yer verdikleri için (Gürcistan Başbakanının basın toplantısında bu konuyla ilgili yorumdan kaçınsa bile) Tüm Ahıskalılar adına, kendilerine çok teşşekkür ettiğimi bildiriyorum.

Saygıdeğer okuyucularımın dikkatini, Bizlerin, yani Ahıskalı Türklerin, Gürcistana dönüşü ile ilgili bir kaç noktaya çekmek istiyorum. Ahıskalı Türkler olarak tabii ki bizler Gürcüstana dönmek istiyoruz. Oraya döndükten sonra o devlet bizim devletimiz, o bayrak ta bizim bayrağımız olacaktır. Bizim çocuklarımız devletimizin sınırlarını korumak için asker olacak, gerekirse şehit olacaklardır. Gürcistan kanunlarına saygılı bir vatandaş olarak tüm vatandaşlık haklarına sahip olacağız.
Bizim endişelerimiz bizlerin daha oraya getmeden haklarımızın göz ardı edilmesidir.

1. Biz Ahıska Türkleri olarak kimliğimiz üzerinde tartışılmamasını, bizim için kimlik arayışlrına son verilemsini istiyoruz.

Bu endişeye sebebiyet veren neden, bu güne kadar, Gürcistan Devlet yetkilileri ile yapılan görüşmelerde yetkililer “Ahıskalı Türkler” kelimesini kullanmamaya özen göstermeleridir. Toplantı ve Resmi görüşmelerde itirazlarımıza rağmen, bizlerden “Mesx”ler (Gürcü Müslümanları) olarak bahsedilmektedir. Bu konuda Tiflis merkezli sivil örgütler vasıtası ile halkımız arasında propokanda bile yapılmaktadır. Sn Başbakanımızla yapılan görüşmede bile bizim hakkımızda “Mesx”ler, “Mesxetin”ler olarak bahsettiklerinden eminim. Konuyu bilmeyen tercümanlar “Mesx” kelimesini “Ahıska Türkleri” olarak tercüme ettikleri için kimse bu inceliğin farkına varamamaktadır. Başbakanamızın konuyla ilgili oluşturmak istediği çalışma grubuiçin de kendisine teşekkür ediyorum. Bu çok üzün zaman önce yapılmalıydı zaten.. Bu grupu oluştururken, konuyu yakinen takip ederek konuyu bilen, sürgünü yaşamış insanların evlatlarından oluşan ve yabancı dillere hakim bir kaç kişinin de dahil edilmesini istirham ediyorum.
Milletimiz hakkında konuşan her kes şunu bilmelidir ki, Ahıska Türkleri diye bir Türk boyu yoktur. Bizler – Osmanlı Zamanında Çıldır’ın başkenti olan Ahıska’da yaşayan öz be öz Türküz. Bu güne karad sürgünde olduğumuz için coğrafi adla anılmışızdır. Nasıl ki bir Sivas Türkü, Erzurum Türkü, Ardahan Türkü, Edirne Türkü olmayacağı gibi Ahıska Türkü de yoktur. Ben ce Ahıskalı Türk denilmesi daha doğru olurdu. Zaten Vatanımıza kavuşunca Ahıskalı kelimesi de atılarak Türkler denilecektir. Son olarak diyorum ki, bize boşu boşuna milli kimlik aramayın.“Türk’tür Benim Milletim”.

2. İskan’a Ahıska bölgesinden başlanılmalı.

Bu konuda da çok büyük endişelerimiz vardır. Gürcistan Yetkilileri bizleri Mesx olarak gördükleri için, bizleri tüm Gürcistan’a 5 er 6 şar aile olarak yerleştirmek istemekteler. Tabii ki Gürcistan’ın her karışı bizim için vatan olacaktır. Ama 1944 yılında, bu gün yani 14 Kasım günü (Türk olarak) babalarımın sürgün edildiği topraklara yerleştirilmemiz de en doğal hakkımız olduğunu bu konuda karar verecek olan Tüm Yetkililere ve Avrupa Konseyine bildirmek istiyoruz.
Biz Ahıskalı Türkler olarak sürgünden sonra bizim yurtlarımıza zorla yerleştirilen Gürcü ve diğer kardeşlerimizle birlikte yaşamak istiyoruz. Biz barış ve huzur içnde yaşamak için geliyoruz.. Orada yaşayanların Kültürüne, Diline, Dinine, saygı göstererek kendi kültürümüzü, Dinimizi, Geleneklerimizi yaşatarak, yaşamak istiyoruz. Orada yaşayanların başka yerlere göç ettirilmesini istiyormuşuz gibi yalan propokanda yapanları da kınıyoruz. Onlarla iyi bir komşu olmak, sevincimizi ve kederimizi paylaşmak istiyoruz. Birlikte Gürecistan Devletimizin yücelmesli için umuz umuza çalışmak istiyoruz. Diğer yandan, eski kövlerimizden 80 e yakını boştur. Biz bu kövlerimizi de şenlendirmek istiyoruz. Tabii ki bizim nüfusumuz fazla gelebilir. Bu araziler yetersiz olabilir. O zaman, yani bu bölge tamamen kapastesini doldurduktan sonra Devletimizin göstereceği yerlerde meskunlaşmaya razıyız. Buna kimsenin itirazı yok. Ahıska Türklerinin çalışkan, tutucu ve Devletine bağlı olduğunu tüm dünya biliyordur. Dolayısı ile bizlerin bölgeye yerleşmemizin Gürcistan devletine, o bölgedeki görünmeyen problemlerin aşılmasına artıdan başka bir şey getirmeyeceği bellidir. Bu, bölgelere yerleşmemiz Türkiye ile Gürcistan devletleri arasında duygusal bir köprü oluşturacaktır. Bu yakınlaşma şimdi den sonuçlarını vermeye başlamıştır. Bu bölümün sonunda şunu söylemek istiyorum. Biz, geriye dönüşteki iskanının, Ahıska bölgesinden başlamasını istiyoruz.

3. Vatanına dönmek, sürgünde bulunan her bir Ahıskalı Türkün hakkıdır.

14 Kasım 1944 Yılında Ahıska ve civarında yaşayan Türk, Kürt ve Hemşinlerin top yekun olarak hiç bir isitsna gözetmeden sürüne maruz kaldılarsa, Bunların ve evlatlarının top yekun olarak o bölgelerden başlamak şartı ile Gürcistan’a dönebilmeleri gerekmektedir. Bu hakkı, Dönüş kararında bazı madder koyarak engellemeye kimsenin yetkisi yoktur. Bazı kısıtlamalar ve şartlar getirerek, bürokratik engeller koyarak başvuruyu geciktirmek o hakkının kaybolmasına neden olmak yanlış olurdu. Vatana Dönmek hakkı baki kalmalıdır. Adaptasyon merkezleri kurarak halkı bir takım şartları kabul etmeye zorlamak da çok yanlış olurdu. Halkımız o bölgelere yerleşince kendiliğinden adapte olacaktır. Bu güne kadar defalarca sürgünler yaşamış olan Ahıska Türkleri gittikleri yerlerde yerli halka adapte olma konusunda problem yaşamamıştır. Dolayısı ile Adaptasyon merkezleri kurmaya, Avrupa'dan ve Türkiye'den gelecek paraları buralara harcamaya gerek yoktur. Gürcü dili Resmi devlet dili olduğu için bunu öğrenmek bizim borcumuzdur. Bu konuda da problem yoktur. Bizi kardeş bir millet olarak kabul etmelerini, hiç bir endişe duymamalarını istiyoruz. Vatandaşlık konusunda bizlere birer yabancı gibi (Bir Amerikalı veya İngiliz gibi ) değil, Bizi eski vatandaşları olarak görmelerini ve gereken kolaylığı sağlamalarını istiyoruz.

Son olarak 63 yıl önce bu günlerdeki sürgün sırasında ölen 17 000 Ahıskalıya Allahdan Rahmet tüm ahıskalılarada başsağlığı diliyorum. Konuyla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisinde gündemdışı konuşma yapan, Ahıskalılara yakınlığı ile bilinen, AK Parti Düzce Milletvekili Prof. Dr. Celal ERBAY’a teşekkürü bir boç biliyorum.
Yapılan bu tür görüşmelerin iki devlet ilişkilerini daha da yakınlaştıracağını ve olumlu sonuçlar vereceğini umarak saygılar sunuyorum....

14.11.2007
ANKARA
ANKARA

j
 

medyada biz



Ahıska Türkleri
Nazif Okumuş


Gürcistan seçimleri beklendiği gibi neticelendi ve Saakaşvili yeniden Cumhurbaşkanı seçildi. Kardeş, dost ve komşu ülkeye hayırlı olsun.
DEVAMI >>>

 

Nazif Okumuş 'un yazısına Adem Ahıskalı'nın bir şerhi

UMARIM YANILMAYIZ..!

Takvim’de yayımladığı, Ahıska Türkleri ile ilgili yazısından dolayı, Sn. Nazif Okumuş’a teşekkür ediyorum.

DEVAMI >>>